Author Archive

FUTBOLDA KÜRESEL TRANSFER

Capture-300x150

FIFA’nın “Uluslararası Transfer Eşleme Sistemi”nin (ITMS), Ekim 2010’dan itibaren düzenli olarak yayınlanmaya başlanan “Global Transfer Pazar Raporu 2017” nu yayınladı.

Rapora göre 2010’dan bu güne kadar tüm dünyada 78 bin 323 profesyonel futbolcunun uluslararası transferi gerçekleştirilmiştir. 2016’daki14 bin 591 transfer bir önceki yıla göre % 7.3’ lük bir artış göstermiştir. 2013’ten 2016 yılı sonuna kadar transfere harcanan meblağ % 14.3 artış lük bir artış olmuştur. Ekim 2010’dan bu yana futbolda transfere 22 milyar 670 milyon dolar harcandığını ifade edilmektedir.

Rapor; geçen yıl toplam uluslararası transferlerin sayısının artarak yeni bir zirveye ulaştığını, 14.591 anlaşmanın tamamlandığı ve bir önceki yıla oranla toplamda 13,601 anlaşmanın neredeyse bin yeni anlaşmanın yapılarak, ilk kez bu hedefin üzerine çıktığını FIFA’ya bağlı 211 federasyondan 178’i ve 4 bin 379 futbol kulübü, 2016 yılında en az bir uluslararası transfere imza attığı görülmektedir.

2016 yılında Futbolda toplam 4,79 milyar dolarlık transfer ücreti harcamaları bir önceki yıla göre % 14,3 artarak 2013’ten bu yana en yüksek artışa ulaşmıştır.

Raporda yer alan ilginç verilerden bir tanesi de 2016’da yapılan transferlerin yüzde 85.6’sında bonservis bedeli ödenmemiş olması. Ayrıca bonservis bedeli ödenen transferlerden sadece yüzde 1.5’inde transfer bedeli 5 milyon dolar ve üzerinde olduğu ifade edilmektedir.

Türk futbol kulüpleri dünya markası olamıyor

IMG_0538

Türk kulüplerinin kurumsallaşma konusundaki yetersizliği mali ve sportif açıdan Avrupa’daki rakiplerinin gerisinde kalmalarına neden oldu.

Son dönemde futbol sadece bir “oyun” kimliğinden sıyrılıp önemli bir endüstri halini aldı. Birçok açıdan sorunlarla boğuşan Türk kulüpleriyle Avrupa kulüpleri arasındaki değer farkı giderek açılıyor.

Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Marka değeri açısından ligin geneli ve kulüplere bakıldığında Türkiye’nin Avrupa’daki rakiplerine göre daha alt seviyede bulunduğunu belirten Devecioğlu, “Liglerimiz ve kulüplerimiz yerel kalıyor. Biz ligimizi pazarlayamıyoruz. Türkiye ligini izleyen bizden başka kimse yok.” diye konuştu.

Devecioğlu, futbol kulüplerinin ve oyuncuların değerini ölçen Alman “Transfermarkt” sitesine göre, değer açısından Spor Toto Süper Lig’in Avrupa’nın 7. ligi olduğuna dikkati çekerek, “Üç büyük kulübümüzün toplam değeri İngiltere’deki bir Tottenham bile değil. Tottenham’ın, 1,011 milyar avroluk bir değeri var. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş’ın toplam değeri yaklaşık 900 milyon avro. Üçü birleşse bir Tottenham etmiyor.” ifadelerini kullandı.

Devecioğlu, Türkiye’deki üç büyüklerin, gelirleri ortalaması ve marka değeri konusunda Avrupa’nın zirvesinde yer alan 20 kulübü zorladığını ancak bunun bir bütüne yayılamadığını, üç büyüklerin bir dünya markası haline gelemediğini kaydetti.

Son yıllarda futbolun gelirlerini artıran bir sektöre dönüştüğüne işaret eden Devecioğlu, “Özellikle İngiltere Premier Ligi, hem kulüpler, hem de lig organizasyonu konusunda bir model. Dünyanın en çok gelire sahip kulübü bu yıl Manchester United oldu. Onu Barcelona ve Real Madrid takip etti. Bu sektörün kendine özgü referansları var. Bunlardan en önemlisi yıldız oyuncular. Bu tip oyuncuları fazla olan liglerin izlenme oranı artıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Futbolu sevmek futbolu yönetmeye yetmiyor”

Devecioğlu, stadyumların son yıllarda büyük teknoloji ve yatırımlarla ön plana çıktığını bu altyapıyı sağlayan liglerin artı bir değer kazandığını ifade etti.

Avrupa’daki kulüplerin akademiye dönüştüğünü söyleyen Devecioğlu, Barcelona’nın bu konuda çok büyük bir model olduğunu vurguladı.

Devecioğlu, sporcu yetiştirmenin sadece gözlem yoluyla yapılmadığını, yetenek seçmenin de bilimsel metotları olduğunu, küçük yaştaki çocukların kapasitelerinin, hızlarının ve sıçrama potansiyellerinin ölçülüp, bilimsel olarak değerlendirildiğini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkesi olduğunu belirten Devecioğlu, “Türkiye’de çok yetenekli çocuklar var, ama bu çocuklar yanlış stratejilerden dolayı kaybolup gidiyorlar. Bunun da paydaşları var. Sadece federasyonla ilgili değil, üniversite ve kulüplerle, ekonomi bakanlığıyla birlikte ele alınmalı. Eğer ligleri, kulüpleri pazarlayacaksak, futbolcularımızı yurt dışına gönderip onlardan bir gelir elde edebileceksek bunun yolu yatırım yapmaktan geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Devecioğlu, İspanyol temsilcisinin bilimsel metodolojiye dayalı çalıştığını anlatarak, şunları kaydetti:

“Bizde kulüpler henüz kurumsal bir yapıya sahip değil. Türkiye’deki kulüpler dernek statüsünde. Bazı kulüpler şirketleşme modelinde, bazıları şirketlerle ortak çalışıyor. İstanbul merkezli üç kulüp ve Trabzonspor borsada işlem görüyor. Bizdeki kulüplerin altyapıya, futbolcu yetiştirip, sistem geliştirip veya antrenör yetiştirip bunu başka yerlere pazarlamaya yönelik bir stratejileri henüz yok. Büyük kulüplerde bile bu yapı yok denecek kadar az.”

Türkiye’de sponsorluğun öneminin henüz yeterince algılanamadığının altını çizen Devecioğlu, “Biz buralara yatırım yapmıyoruz. Uzman kişilerle çalışmıyoruz. Tamamen geleneksel metotlarla çalışıyoruz. Futbolu sevmek futbolu yönetmeye yetmiyor. Çünkü bu çok büyük bir pazar ve endüstri. Sadece sportif başarıyla da alakalı değil, bir kulübün forması ve hediyelik eşyala gibi ürünlerinden elde edilecek gelirleri artırmaya yönelik yatırım yapmak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“10-15 yıl sonra Avrupa’da ve hatta Türkiye’de Çinli futbolcular göreceğiz”

Avrupa’nın yanı sıra Asya ülkelerinin de futbola yatırımlarını artırdığını anlatan Devecioğlu, Çin’in bu konuda öne çıktığını söyledi.

Devecioğlu, Çin’in futbola önem vermeye başladığını aktararak, “Çinliler, Pekin Olimpiyatlarına yapmış olduğu yatırımın aynısını şimdi futbola yapıyor, büyük kulüpler satın alıyor. 10-15 yıl sonra Avrupa’da ve hatta Türkiye’de Çinli futbolcular göreceğiz. Bu şimdiden planlandı.” ifadelerini kullandı.

Ronaldo is world’s highest paid athlete earning $93m. Messi is third with $80m

Ronaldo7

Real Madrid’s Cristiano Ronaldo is the highest paid athlete on earth with earnings of $93 million, according Forbes magazine’s annual ranking of sportstars’ salaries. In a top 100 list dominated by 63 US athletes (29 of them from the NBA), Ronaldo came top of the earnings pile for a second year running.

Wherever you have Ronaldo you can be sure there will be a Lionel Messi nearby. He was ranked third in the list with earnings of $80 million, behind NBA star LeBron James who racked up $86.2 million in earnings.

Ronaldo had a good year in terms of safeguarding his future earnings with a contract extension that will pay $50 million annually for the next four years and lifetime deal with Nike that is worth $1 billion.

What makes him good value for his sponsors who make up $35 million of his earnings is his 277 million followers on social media across Facebook, Twitter and Instagram. The world player of the year with 121 million Facebook fans has far more followers than any other individual in the world.

Forbes say his posts generated $500 million of media value for Nike in 2016. The research notes that “the 100 highest-paid sports stars earned a cumulative $3.11 billion over the past 12 months, down 1% from last year. But the threshold to make the list rose $600,000 to $21.4 million.”

The European Elite 2017

1356

Football Clubs’ Valuation is an analysis undertaken by the Football Benchmark team of KPMG’s Sports Advisory Practice that provides an indication of the enterprise value (EV) of prominent European football clubs as at 1 January 2017.

The foundation of this report is an analysis of the latest publicly available financial statements for the 32 football clubs selected for the purpose of this publication.

FIFA TMS Global Transfer Market 2017

2526014_full-lnd

Today, FIFA TMS launched its Global Transfer Market Report 2017. It examines official international transfer figures for the six confederations in 2016.

The report shows that the total number of international transfers reached a new peak last year, with 14,591 deals completed, surpassing the 14,000 mark for the first time ever. This is almost a thousand transfers more than the previous year, when there were a total of 13,601.

At USD 4.79bn, spending on transfer fees also reached a new high in 2016, with a 14.3 per cent increase from the previous year, the largest increase since 2013. Although clubs spent almost USD 5bn in 2016, a new record high, only 14.4 per cent of all worldwide transfers involved the payment of a fee.

The report also reveals that 879 transfers occurred between countries that had never before completed a single transfer together since the introduction of the International Transfer Matching System (ITMS) in 2010, with new transfer streams being created and old relationships remaining strong.

GIJON CONFERENCE ON THE ECONOMICS OF LEISURE, CULTURE AND SPORT OCTOBER 6TH- 7TH 2017

IMG_0329

The conference of the Economics of Leisure, Culture and Sport will be held in Gijon (Spain) at Laboral, Faculty of Commerce, Tourism and Social Sciences Jovellanos, 2017, October 6-7 (Friday and Saturday).

Individuals are invited to submit unpublished communications related to the topic of the Conference.

All of the submissions will be assessed by a scientific committee.

Accommodation and meals during the conference are the responsibility of the organization. The participant fee is 150 euros.

One of the main aims of the Conference is to strength and renewal research on cultural, sports and leisure economics. For this reason, this event provides an opportunity for conference delegates who are graduate students (at masters and PhD level) or recent postgraduate students (less than five years from the date of their PhD dissertation) to discuss their papers and work in progress research amongst themselves and with other more experienced scholars who share an interest in questions surrounding economic aspects of culture, sports and leisure.

We encourage young researchers to send an extended abstract of the paper, in
pdf or word, (maximum 800 words), to the following email:
foedplacido@gmail.com
placido@uniovi.es

İSPANYA’DA FUTBOL ENDÜSTRİSİ

18953065_1581225341921697_8625044795424870271_n

Yeni ekonomide gittikçe değeri artan hizmetler sektörünün önemli bir bölümünün sportif faaliyetler oluşturmaktadır. İspanya spor sektörünün en önemli ülkeleri içerisinde yer almaktadır.
Elbette ki, İspanya denilince akla futbol gelmektedir… Futbol yıllarca İspanya’da sosyo-kültürel, politik ve ekonomik olarak önemli bir yere sahip olmuştur.
İspanya’da geçmişte futbol adına yaşanan sosyo-politik ve kültürel gelişmeler, bu gün farklı boyutlara evirilmiştir. İspanya’daki futbol kulüpleri ve stadyumları her ne kadar geçmişin ve tarihsel yaşanmışlıkların izlerini taşıyor olsalar da, bu gün dünya futbolunun en önemli endüstri merkezlerine dönüşmüşlerdir.
Dünya futbolunun önde gelen ülkelerinden olan İspanya, futbol endüstrisindeki yeni gelişmeleri doğru anlayarak, kulüp, stadyum yönetim modellerini yenileyerek, futbol ürün ve hizmetlerini sürekli değiştirerek ve geliştirerek, dünya futbol ekonomisinden önemli yere sahip olmaya devam edecektir.

SPOR SEKTÖRÜNDE HATIRLI PAZARLAMA (Influencer Marketing) YÖNTEMİ

influencer

Spor sektörünün ürün ve hizmetlerin kitlelere ulaştırılmasında kullanılan yöntem ve stratejiler, spor pazarlaması açısından önem arz etmektedir. Dijital çağın tüketicileri, bir ürün ya da hizmeti satın almadan bir dizi sosyal medya kanalından diğer kullanıcıların deneyim ve düşüncelerine göz atmaktadır. Bu durum markaları, potansiyel müşterilerinin bulunduğu bu kanallarda yer alarak satış kararlarını etkilemeye yönlendirmektedir. Dijital ortamlarda “hatırlı” diyebileceğimiz birçok takipçisi olan kanaat önderleri toplulukları yönlendirebilmektedir. Markaların bu doğrultuda kanaat önderleri ile ortak pazarlama çalışmaları yapmasına “Influencer Marketing” (Hatırlı Pazarlama) denilmektedir. (enterasançizgi,2017).

Hatırlı Pazarlama, bir markanın veya ürünün, internet üzerinden ağızdan ağza yayılarak bilinirliğinin arttırıldığı bir pazarlama stratejisidir. Diğer bir deyişle sosyal medyada fenomen olmuş kişilerin markaları tanıtması faaliyeti olarak tanımlanmaktadır. Youtube, Facebook, Twitter, Periscope, Instagram gibi sosyal medya kanallarında yüksek takipçi sayılarına sahip kişilerin içerik yoluyla bir ürün ya da marka hakkında deneyimlerini takipçilerine aktarmaktadırlar (Ünal, 2016).

Bu çalışmada Spor sektöründeki ürün ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırmada kullanılan “Hatırlı Pazarlama” stratejilerinin görünümü değerlendirilmiştir.

TÜRK SPORUNDA MARKALAŞMA PROBLEMİ

marka

Son yıllarda dünya genelinde görülen çağdaş ve teknolojik yönelimler etkisini her alanda göstermektedir. Spor alanı da bu değişimlerden olumlu ve olumsuz etkilenmekle birlikte, toplumun spordan beklentileri her zaman olumlu olmaktadır. Bu nedenle çağdaş spor, kişilerin ve toplumun beklentilerini karşılayabilecek fırsatlar ve kolaylıklar sunmalıdır
Kitleleri peşinden sürükleyen, insanlara ulaşmanın en kolay yollarından biri olan spor etkinlikleri, spor imajı, küreselleşen ve bilgi çağını yaşayan dünyada şirketlerin bir pazarlama aracı olarak kullanabildiği ve hedef kitle ile iletişim kurabildiği bir alan haline gelmiştir.. Çok farklı insan ve gruplarını bir araya getiren spor kavramının, daha uzun süre ve gittikçe artan bir hızla pazarlama stratejilerinde kullanılacağı ön görülmektedir.
Türk sporunun bir çok sembolik amblemlerinden yola çıkarak markalaşma çalışmalarına başlaması ve onu geliştirmesi, inkar edilmeyecek kadar önemli bir pazara sahip olan spor sektöründen hakkına düşen payı alması gerekmektedir. Türk sporunda yeniden yapılanma sürecinde, kurumsallaşmanın yanı sıra, sporu faaliyetleri bünyesinde yeni ekonomi çerçevesinde markalaştırarak, Dünya spor pazarına sürmesi önemli bir gelir kaynağının oluşturulmasının yanı sıra güçlü bir tanıtım ve dinamikleri de yanında getirecektir.

GURBETÇİ FUTBOLCULAR

arton1816

10 Mayıs 2017. Futbolda oyuncuların göçü yeni bir kavram değildir. Futbol yönetiminde son otuz yıldır; yeni yasal düzenlemeler ve uygulamaların hayata geçirilmesi, yabancı oyuncu statülerinin iyileştirilmesi, dünya çapında profesyonel şampiyonaların geliştirilmesi ile oyuncuların göçü sürekli olarak artmaktadır.
2005 yılında İsviçre Neuchâtel’de bulunan bağımsız bir çalışma merkezi “The International Centre for Sports Studies (CIES)” “Uluslararası Spor Araştırmaları Merkezi” bünyesinde, Dr. Raffaele Poli ve Dr. Loïc Ravenel tarafından araştırma grubu olarak kurulan (Football Observatory ) “Futbol Gözlemevinin”, aylık bülteninin 25. baskısında; (World Expatriate Footballers) “Dünya’da Göç Etmiş Futbolcular” isimli önemli bir rapor yayınlamıştır.
Raporda ; 01 Mayıs 2017 tarihi itibarı ile; Dünya genelindeki 93 ulusal futbol federasyonun sahip olduğu 137 ligdeki, 116 karşılaşmada görev alan, küreselleşme sürecinin, işgücü piyasasından etkilenen gurbetçi futbolculara yönelik yapılan araştırma sonuçlarına yer verilmiştir.
Rapora göre ; Dünya genelinde 2.120 kulüpte toplam 12.051 gurbetçi futbolcunu bulunduğu ve en az bir kulüpte ortalama olarak, 5.7 oranında (kadrolarının % 21.6 ) sının gurbetçi futbolculardan meydana gelmektedir. OFC (Yeni Zelanda) ‘da 7.6 ( kadrolarında% 27.9), CONMEBOL liglerinde ise 3.2 ( kadrolarında % 11.9 ) oranında gurbetçi futbolcu bulunduğu ifade edilmektedir.
Dünya genelinde gurbetçi futbolcuların yaş ortalaması (26.8) olmasına rağmen, ulusal oyuncuların ortalama yaşı (25.3) olarak tespit edilmiştir. Gurbetçi futbolcular arasında en fazla temsil edilen yaş grubu, 26 yaşındaki oyuncular oluşturmakta olup, bu futbolcuların 21 yaş ve alt gurubu yani (%14,1)’ ini gurbetçi futbolcular oluşturmaktadır. Bu rakam yerel oyuncuların 21 yaş ve alt gurubunda ise (%28.9)’ dir. Yani yerel oyuncuların yaş ortalaması gurbetçi futbolculara göre daha gençtir.
Araştırma’da analize dahil edilen toplam 174 ulusal federasyona bağlı kulüplerde, yurtdışından aktif en az bir temsilci bulundurdukları tespit edilmiştir. Brezilya (1.202 ) ile Fransa (781) Arjantin (753) en fazla gurbetçi futbolcuya sahip ülkeler olduğu ve bu üç ülke federasyonundan başka ülkelere giden gurbetçilerin toplam sayısının % 22.7’sini oluşturduğu, başka ülkelere futbolcu gönderen başlıca on ülkenin ortalaması ise (% 43.5) olarak tespit edilmiştir. Özellikle; Brezilya, Fransa ve Arjantin ülkelerinden oyuncuların yurt dışına ihraca yoğunlaşması dikkat çekmektedir. Yurtdışında gurbetçi olarak oynayan 12.051 futbolcunun (% 22.7) 2.736’sı Brezilya, Fransa ve Arjantin’den diğer ülke kulüplerine transfer olmaktadırlar.
Dünya genelinde 200’den fazla gurbetçi futbolcuya sahip bulunan federasyonlar arasında, dokuzu Avrupa Ülkesi, dördü Güney Amerika ve ikisi Afrika’dan oluşmaktadır. Tüm bu ülkeler içerisinde Arjantin, Uruguay ve Kolombiya hariç UEFA’ya üye federasyonlara bağlı kulüplerden gelen gurbetçi futbolcular çoğunluğa sahiptir. Bu sonuç, Avrupa’nın dünya futbol ekonomisinde merkeziyetçiliğinin bir yansıması olduğu yorumun beraberinde getirmektedir. CONCACAF Federasyonu bünyesinde ise en çok gurbetçi futbolcu gönderen ülkeler arasında, Amerika Birleşik Devletleri (130 ) ve Japonya AFC (130 ) oyuncu ile listesinin başında yer almaktadırlar.
Gurbetçi futbolcu sayısı 100 ile 200 arasında olan 20 federasyondan 13’ü de Avrupa ülkesidir. Diğer gurbetçi futbolcuya sahip ülkeler ise; Afrika’da (Kamerun, Fildişi Sahilleri ve Senegal), Kuzey Amerika’da (ABD), Güney Amerika’da (Paraguay) ve Asya’da (Japonya ve Güney Kore) olarak tespit edilmiştir. Bu farklı kökenler içinde, Avrupa’nın dışında ülkelere transfer olan gurbetçi futbolcuların arasında yalnızca Paraguaylılar, Japonlar ve Koreliler bulunmaktadır.

Sorgu: 29 sure: 0.290