futbol

Dembélé’nin Rüyası

59a5402061361f123c9610f7

Doç.Dr. Sebahattin Devecioğlu 29/08/2017. Profesyonel seviyedeki ilk maçına henüz iki yıl önce çıkmasına rağmen, Rennes ve Borussia Dortmund’da geçirdiği birer sezonun ardından futbol tarihinin en pahalı ikinci transferi olan Fransız yıldız, 20 yaşındaki Dembele Camp Nou Stadyumuna ilk kez bulunmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederken; “Futbola başladığından beri en büyük hayalinin Barcelona’da oynamak olduğunu” ifade ederek “Dünyanın en iyi oyuncularına sahip Barcelona ile tüm kupaları kazanmak istiyorum” şeklinde taraftarlara seslendi…Barcselona, toplam 147 milyon avro rekor bedelle transfer ettiği Ousmane Dembele için Camp Nou’da imza töreni, yaklaşık 18.000 taraftarın katılımıyla gerçekleşmişti. Basın ordusunun katıldığı tanıtım etkinliğinde, 2013 yılında Neymar’ı karşılamak için gelen 50.000 futbolseverin yanında, Dembele’nin imza törenine gelen kişi sayısının azlığı, Dembela’nın törende top sektirmedeki başarısızlığı ve bir grup taraftarın Barselona Başkanı Josep Maria Bartomeu’yu istifaya davet eden tezahüratları da dikkat çekmişti.
Tüm bunlara rağmen ; Ousmane Dembele’nin Barselona tercihinde en büyük etkenin, Lionel Messi ile birlikte oynamak ve yerel idolleriden Seydou Keita’ya kariyer rüyasını gerçekleştiren Barselona kulübünü onurlandırmak olması, uzun yıllar futbol tarihinin en büyük hayalleri içerisinde yer alacaktır. …

FUTBOLDA KÜRESEL TRANSFER

Capture-300x150

FIFA’nın “Uluslararası Transfer Eşleme Sistemi”nin (ITMS), Ekim 2010’dan itibaren düzenli olarak yayınlanmaya başlanan “Global Transfer Pazar Raporu 2017” nu yayınladı.

Rapora göre 2010’dan bu güne kadar tüm dünyada 78 bin 323 profesyonel futbolcunun uluslararası transferi gerçekleştirilmiştir. 2016’daki14 bin 591 transfer bir önceki yıla göre % 7.3’ lük bir artış göstermiştir. 2013’ten 2016 yılı sonuna kadar transfere harcanan meblağ % 14.3 artış lük bir artış olmuştur. Ekim 2010’dan bu yana futbolda transfere 22 milyar 670 milyon dolar harcandığını ifade edilmektedir.

Rapor; geçen yıl toplam uluslararası transferlerin sayısının artarak yeni bir zirveye ulaştığını, 14.591 anlaşmanın tamamlandığı ve bir önceki yıla oranla toplamda 13,601 anlaşmanın neredeyse bin yeni anlaşmanın yapılarak, ilk kez bu hedefin üzerine çıktığını FIFA’ya bağlı 211 federasyondan 178’i ve 4 bin 379 futbol kulübü, 2016 yılında en az bir uluslararası transfere imza attığı görülmektedir.

2016 yılında Futbolda toplam 4,79 milyar dolarlık transfer ücreti harcamaları bir önceki yıla göre % 14,3 artarak 2013’ten bu yana en yüksek artışa ulaşmıştır.

Raporda yer alan ilginç verilerden bir tanesi de 2016’da yapılan transferlerin yüzde 85.6’sında bonservis bedeli ödenmemiş olması. Ayrıca bonservis bedeli ödenen transferlerden sadece yüzde 1.5’inde transfer bedeli 5 milyon dolar ve üzerinde olduğu ifade edilmektedir.

Türk futbol kulüpleri dünya markası olamıyor

IMG_0538

Türk kulüplerinin kurumsallaşma konusundaki yetersizliği mali ve sportif açıdan Avrupa’daki rakiplerinin gerisinde kalmalarına neden oldu.

Son dönemde futbol sadece bir “oyun” kimliğinden sıyrılıp önemli bir endüstri halini aldı. Birçok açıdan sorunlarla boğuşan Türk kulüpleriyle Avrupa kulüpleri arasındaki değer farkı giderek açılıyor.

Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Marka değeri açısından ligin geneli ve kulüplere bakıldığında Türkiye’nin Avrupa’daki rakiplerine göre daha alt seviyede bulunduğunu belirten Devecioğlu, “Liglerimiz ve kulüplerimiz yerel kalıyor. Biz ligimizi pazarlayamıyoruz. Türkiye ligini izleyen bizden başka kimse yok.” diye konuştu.

Devecioğlu, futbol kulüplerinin ve oyuncuların değerini ölçen Alman “Transfermarkt” sitesine göre, değer açısından Spor Toto Süper Lig’in Avrupa’nın 7. ligi olduğuna dikkati çekerek, “Üç büyük kulübümüzün toplam değeri İngiltere’deki bir Tottenham bile değil. Tottenham’ın, 1,011 milyar avroluk bir değeri var. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş’ın toplam değeri yaklaşık 900 milyon avro. Üçü birleşse bir Tottenham etmiyor.” ifadelerini kullandı.

Devecioğlu, Türkiye’deki üç büyüklerin, gelirleri ortalaması ve marka değeri konusunda Avrupa’nın zirvesinde yer alan 20 kulübü zorladığını ancak bunun bir bütüne yayılamadığını, üç büyüklerin bir dünya markası haline gelemediğini kaydetti.

Son yıllarda futbolun gelirlerini artıran bir sektöre dönüştüğüne işaret eden Devecioğlu, “Özellikle İngiltere Premier Ligi, hem kulüpler, hem de lig organizasyonu konusunda bir model. Dünyanın en çok gelire sahip kulübü bu yıl Manchester United oldu. Onu Barcelona ve Real Madrid takip etti. Bu sektörün kendine özgü referansları var. Bunlardan en önemlisi yıldız oyuncular. Bu tip oyuncuları fazla olan liglerin izlenme oranı artıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Futbolu sevmek futbolu yönetmeye yetmiyor”

Devecioğlu, stadyumların son yıllarda büyük teknoloji ve yatırımlarla ön plana çıktığını bu altyapıyı sağlayan liglerin artı bir değer kazandığını ifade etti.

Avrupa’daki kulüplerin akademiye dönüştüğünü söyleyen Devecioğlu, Barcelona’nın bu konuda çok büyük bir model olduğunu vurguladı.

Devecioğlu, sporcu yetiştirmenin sadece gözlem yoluyla yapılmadığını, yetenek seçmenin de bilimsel metotları olduğunu, küçük yaştaki çocukların kapasitelerinin, hızlarının ve sıçrama potansiyellerinin ölçülüp, bilimsel olarak değerlendirildiğini söyledi.

Türkiye’nin Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülkesi olduğunu belirten Devecioğlu, “Türkiye’de çok yetenekli çocuklar var, ama bu çocuklar yanlış stratejilerden dolayı kaybolup gidiyorlar. Bunun da paydaşları var. Sadece federasyonla ilgili değil, üniversite ve kulüplerle, ekonomi bakanlığıyla birlikte ele alınmalı. Eğer ligleri, kulüpleri pazarlayacaksak, futbolcularımızı yurt dışına gönderip onlardan bir gelir elde edebileceksek bunun yolu yatırım yapmaktan geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Devecioğlu, İspanyol temsilcisinin bilimsel metodolojiye dayalı çalıştığını anlatarak, şunları kaydetti:

“Bizde kulüpler henüz kurumsal bir yapıya sahip değil. Türkiye’deki kulüpler dernek statüsünde. Bazı kulüpler şirketleşme modelinde, bazıları şirketlerle ortak çalışıyor. İstanbul merkezli üç kulüp ve Trabzonspor borsada işlem görüyor. Bizdeki kulüplerin altyapıya, futbolcu yetiştirip, sistem geliştirip veya antrenör yetiştirip bunu başka yerlere pazarlamaya yönelik bir stratejileri henüz yok. Büyük kulüplerde bile bu yapı yok denecek kadar az.”

Türkiye’de sponsorluğun öneminin henüz yeterince algılanamadığının altını çizen Devecioğlu, “Biz buralara yatırım yapmıyoruz. Uzman kişilerle çalışmıyoruz. Tamamen geleneksel metotlarla çalışıyoruz. Futbolu sevmek futbolu yönetmeye yetmiyor. Çünkü bu çok büyük bir pazar ve endüstri. Sadece sportif başarıyla da alakalı değil, bir kulübün forması ve hediyelik eşyala gibi ürünlerinden elde edilecek gelirleri artırmaya yönelik yatırım yapmak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

“10-15 yıl sonra Avrupa’da ve hatta Türkiye’de Çinli futbolcular göreceğiz”

Avrupa’nın yanı sıra Asya ülkelerinin de futbola yatırımlarını artırdığını anlatan Devecioğlu, Çin’in bu konuda öne çıktığını söyledi.

Devecioğlu, Çin’in futbola önem vermeye başladığını aktararak, “Çinliler, Pekin Olimpiyatlarına yapmış olduğu yatırımın aynısını şimdi futbola yapıyor, büyük kulüpler satın alıyor. 10-15 yıl sonra Avrupa’da ve hatta Türkiye’de Çinli futbolcular göreceğiz. Bu şimdiden planlandı.” ifadelerini kullandı.

Futbol Endüstrisi 4.0

Football_Technology

Doç.Dr.Sebahattin Devecioğlu 03.05.2017. Endüstri 4.0 prensiplerinden olan karşılıklı çalışabilirlik, sanallaştırma, özerk yönetim, gerçek zamanlı yeteneği, hizmet oryantasyonu modülerlik uygulamalar ile birlikte, yapay sinir ağları, sanal gerçeklik uygulamalarının, nesnelerin interneti ile siber sistemlerin birbirleriyle ve insanlarla gerçek zamanlı olarak iletişime geçip işbirliği içinde çalışabilecek olması, hizmetlerin interneti ile hem iç hem de çapraz kurumsal hizmetler sunularak ve değer zincirinin kullanıcıları tarafından değerlendirilecek olması (bknz : endustri40.com), futbol kurum, yönetim ve organizasyonları ile ekonomik, finansal ve pazarlama stratejileri ile antrenman ve maç uygulamalarında, bire bir karşılığını bulmaya başlamıştır.

Dördüncü Endüstri devrimi (4.0) ile birlikte gelişecek bilgi teknolojilerinin, startup, mobil uygulamalar ve data sistemlerinin, futbolun her alanına hitap edecek şekilde, futbola özgü geliştirilecek olması, önümüzdeki yüz yılda, futbol kurum ve organizasyonlarındaki uygulamaların, çok az sürede çok az insan ve çok az maliyet ile en az hatalar en yüksek verim elde edilerek yapılacak olmasını fırsatlar sunarak, futbol ürün ve hizmetlerinin gelişimine ve popülaritesinin artmasına önemli katkılar sağlayacaktır.

SEYİRCİSİZ FUTBOL

futbol-stadyumu-tribun-koltuklari-1160-I2

Futbol en eski seyir sporlarından biri olarak varlığını sürdürmektedir. Seyir sporlarının bir özelliği rakipler sahada mücadele ederken, müsabakayı izleyen seyirci ve taraftarların da tribünlerde bu mücadeleye aktif olarak katkı sağlamaları destek olmaları ve motivasyon görevlerini üstlenmeleridir.
Dünyanın bir çok ülkesinde, özellikle futbol seyircisi ve taraftarları, maç öncesi şovları, düzenledikleri etkinlikler, festivaller, müsabaka esnasında yapmış oldukları tezahüratlar, söyledikleri marşlar, şarkılar, attıkları sloganlar, gösterdikleri tepkiler, açtıkları pankartlarla, maç sonrası sergiledikleri gösteriler ile kulüplerini takımlarının desteklemek ile birlikte gündeme gelmeyi ve gündemi belirlemeyi gündemde kalmayı başarmaktadırlar.
Özellikle futbol müsabakalarında 12. Adam olarak tanımlanan, seyirciler ve taraftarların takımlara önemli destekler sağladıkları bilinmektedir.

Futbolda Aktif Katılımcı olarak tanımlanana Taraftar Gurupları, bu gün artık dernekleşerek birer sivil toplum kurumuna dönüşmüş durumdadırlar. On binlerce üyeye sahip taraftar grupları, zaman zaman futbol dışında gelişen, sosyal-kültürel, ekonomik ve politik olayları problemleri gündeme getirerek, sosyal içerikli mesajlar ile seslerini televizyon, internet ve sosyal medya aracılığı ile kitlelere duyurmaktadırlar.

Bacasız Fabrika: STADYUM

stat

Stadyumlar yerel ekonominin çok yönlü etkilemektedir. Kamu sübvansiyonu açısından ve yerelde ekonomik büyümeye neden olan stadyumların, ekonomiye doğrudan ve dolaylı olumlu etkileri bulunmaktadır. Stadyumların yapım aşamasındaki maliyeti ile inşasında çalışanların istihdamı ve ücretlendirilmesi ile birlikte, stadyumu içinde çevresinde oluşan alış veriş merkezleri, büfeler ve restoranlarda, taraftar ve seyircilerin daha fazla para harcayarak tüketecek olması, yeni satışların oluşmasına, gelirlerin artmasına neden olmaktadır.

FUTBOL PARA LİGİ 2016-2017

futbol_para_borsa

Dünyada spor ve özelliklede futbolun endüstriyel, ekonomi, finans, pazarlama boyutu ile ilgili veri analizi araştırma yapan kuruluşlar, spor endüstrisine odaklı raporlar hazırlayarak yayınlamaktadırlar.

Spor endüstrisi, spor sektörü ve spor pazarlaması ile ilgili önemli araştırmalarını her yıl yayınlayan kuruluşların önemlilerini KPMG ve Deloitte olarak değerlendirebiliriz. Bu kuruluşların Futbol odaklı yapmış oldukları raporlarına yakından baktığımızda, Futbol Endüstrisini gün geçtikçe hangi boyutlara ulaştığını görebilmekte ve kulüpler arası kıyaslama (Benchmarking) yapabilmekte, ülkelerin ve kulüplerin konumlarını kurumsal başarılarını değerlendirme şansına sahip olmaktayız. Bu gün Futbol dünyasında geldiğimiz noktada; Kulüplerin yeni ekonomini ilke ve kurallarını algılayacak yapıları oluşturarak, gün geçtikçe büyüyen futbol para liginde pay almalarının yanı sıra, bu endüstriyi büyüterek istihdam ve katma değer oluşturmak adın çaba göstermeleri gerekmektedir. Özellikle Türkiye’de futbol kurum ve kuruluşları ile profesyonel futbolda faaliyet gösteren kulüplerin futbol para liginde daha güçlü yer almaları için kurumsal yapılarını sürdürülebilir olacak şekilde idari ve mali olarak iyileştirerek daha sonra sportif başarıların peşine düşmelidirler.

Fenerbahçe Çağırdı Biz Geldik

de6p9473_54179_6176465

Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu, Hedef 1 Milyon Üye projesi kapsamında Kulübümüze üye olan taraftarlarımızla bir araya geldi.

Spor ekonomisi ve uluslararası spor yönetimi alanlarında çalışmalar yapan Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sebahattin Devecioğlu, bugün Hedef 1 Milyon Üye Projesi Sorumlusu Ece Köprek’in davetlisi olarak, üyelerimizle buluştu. Konferansta, Kadıköy Şube Başkanı İlyas Bulcay ve Fatih Şube Başkanı Yahya Uğur’un yanı sıra Hedef 1 Milyon Üye ekiplerimiz de yer aldı.

Dalyan Kulüp’te gerçekleştirilen organizasyonda; sporun, özellikle de futbolun günümüzde geldiği noktaya değinilirken, etkinlik üyelerimiz tarafından ilgiyle takip edildi.

KULÜPLER BİRLİĞİNİN STATÜSÜ

kulupler_birliginden_teknik_karar_h44453

Futbol yönetiminde önemli bir yere sahip gönüllü birlikler olarak tanımlanan, Türk Futbolunun gelişimine katkılar sağlama çabası içerisinde olan “Türkiye Süper Lig Profesyonel Futbol Kulüpleri Birliği Vakfı” ve yeni kurulan “TFF 1. Lig Kulüpler Birliği” görev, yetki ve sorumluklar ile ayrıca bu yapıların model olarak geliştirmeye çalıştığı “Süper Lig A.Ş” ve “TFF 1. Lig A.Ş” kurulmasına ilişkin mutabakata varılan yasal düzenlemeler ve gelişmeler çerçevesinde, Türk Futbol Yönetimindeki Statülerinin hızlı bir şekilde belirlenmesi ile Türk futbolu çift başlı yönetim anlayışında uzaklaşarak, sürdürülebilir ve rekabet edebilir bir yapıya kavuşabilecektir.

FUTBOLDA KUR FARKI

55ea14c7f018fbb8f86a2458

2016 şubat ayında Dolar 2,96, Euro ise 3,21 seviyesinde iken bu gün geldiğimiz noktada Dolar 3.53 Euro 3,79 seviyelerinde işlem görmektedir. Aradaki kur farkından dolayı transferleri Dolar ve Euro olarak sözleşmelerine yazdıran futbolcuların alacaklarından ötürü kulüpleri büyük mali problemler beklemektedir. UEFA Finansal Fair Play uygulamasındaki “Denk-Bütçe” şartı yaşanan ekonomik krizle ortaya çıkan kur farkından dolayı önümüzdeki dönem yapılacak olan transferleri de etkileyecektir. Kulüplerin gelirleri Dolar ve Euro daki artıştan dolayı giderlerini karşılamayacak dolayısı ile kulüpler istedikleri transferleri yapamayacaklardır. UEFA her ne kadar bütçe harcamalarında belirli opsiyonlar tanısa da ; Kur farkından doğan zararlara ilişkin itirazları çok fazla dikkate almamaktadır.

Son yıllarda genel ekonomide yaşanan problemler kulüplere mali yük getirmesi, spor kulüplerinin ekonomi yönetimi konusunda uzmanlık gerektiren uygulamaları ciddiye almaları gerekmektedir. Türkiye’de ekonomik problemleri olan Spor Kulüpleri kur farkı ve faizden kurtulduğunda büyük bir mali rahatlık yaşayacaklardır. Türkiye’deki kulüpler diğer sektörlerde olduğu gibi, Türk Lirası harcamaları çağrılarına uyarak, önümüzdeki dönem yapacakları transferler ve sözleşmelerini Türk Lirası olarak yapmaları gerekmektedir. Türkiye’de ekonomik problemleri olan spor kulüpleri kur farkı ve faizden kurtulduğunda büyük bir mali rahatlık yaşayacaklardır. Bu gün artık Türk futbolunda sportif başarıdan çok kur farkı önem kazanmıştır.

Sorgu: 34 sure: 0.291