mus escort bayan
ordu escort bayan
siirt escort bayan
tunceli escort bayan
bayburt escort bayan
sirnak escort bayan
ardahan escort bayan
igdir escort bayan
kilis escort bayan
osmaniye escort bayan
bursa escort
konya escort
eskisehir escort
sanliurfa escort
samsun escort
canakkale escort
hatay escort
izmit escort
kayseri escort
antalya escort
zonguldak escort
manisa escort
bodrum escort
sivas escort
gaziantep escort

YASASIZ TÜRK FUTBOLU

Doç.Dr.Sebahattin Devecioglu, New York, 26 Haziran 2015. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 25 Haziran 2015’de Ankara’da yapılan Seçimli Olağan Genel Kurulu’nda, TFF’nin 42. Başkanını Seçmek 2014-15  yılı faaliyet raporların, denetleme raporlarını ve bütçe harcamaları ile yeni dönem bütçesinin belirlenmesi için toplanmış oldu,

 TFF Olağan Seçimli Genel Kuruluna başkan adaylığı için TFF Statüsü’nün 38. maddesi hükümleri kapsamında, 18 Haziran 2015 günü mesai bitimiyle sona ermiş,  Statünün 38. maddesinde belirtilen yeterlilik şartları ile başvuru süresine ve başvuru belgelerine ilişkin hususlar saklı kalmak kaydıyla, genel kurulda başkan adayı olmak üzere TFF Genel Sekreterliği’ne 7 aday başvuruda bulunmuştu.

TFF Genel Kurulunun belirlemiş olduğu  Divan Kurulu’ndan yapılan ilk açıklamada 60 imza toplayanın başkan adayı olabildiğ,  TFF Genel Kurulu’nda Yıldırım Demirören’in 240, Haluk Ulusoy’un ise 65 imza topladığı  ifade edildi. Daha önce resmi başvuruları kabul edilen, ancak hem evrak (Sigorta,Vergi)  eksiği bulunan hem de yeterli imzaya ulaşamayan diğer beş aday adayı ise çekilmiş sayıldı.

TFF Divan Kurulu, seçimde adaylık yarışına toplamış oldukları imza yeter sayısına göre aday adayı olmaya hak kazanan  Demirören ve Ulusoy’un başvurularını incelemek, her iki tarafa da imza atan delegeler nedeniyle imza listeleri kontrol edilmesi için, oturuma yaklaşık 1.5 saat ara verdi.  Adayların teklif edildiği imza başvurularını tek tek karşılaştıran ve mükerrer imzaları ayıran Divan Kurulu, çalışmasını tamamladıktan sonra, Toplam 297 delegenin olduğu seçimde her iki listede yer alan 26 mükerrer oy tespit etti.

TFF Ana Statüsü’nün 38. Maddesi 2. bendi gereği ; Başkan adayları, Genel Kurul toplantısında delegelerinin beşte birinin yazılı teklifini de Genel Kurul Divan Kurulu’na sunmak zorundadır. Ancak her delegenin bir başkan adayı gösterme hakkı vardır” şeklindeki kuralı gereği,

Divan Kurulu, mükerrer imzaları geçersiz saydı ve her iki listeden çıkardı. Bu durumda Demirören 214, Ulusoy ise 39 imza toplamış oldu. 

 Mükerrer imza verenlerin bazıları  Demirören’e verdiği imzasını geri çektiğini, sadece Ulusoy’a imza verdiğini” Divan Kurulu’na bildirmesine rağmen, Divan Kurulu bu talebi geri çevirdi,

 Konu hakkında Divan Kurulu’ndan yapılan açıklamada;  TFF Tüzüğü’nde imzaların geri çekilmesi hakkında bir kural olmadığı, bundan dolayı Anayasa Mahkemesi’nin eski bir kararına bakıldığı ve buna göre hareket edildiği vurgulandı. 

Anayasa Mahkemesi’nin 2005’te siyasi bir partinin genel kurulunda yaşanan benzer bir olayda aldığı karardaki “Verilen imzalar konusunda sonraki vazgeçmelerin hukuken geçerli olduğu kabul edilemez” ifadesi salondakilere okundu;

“Beşte bir oranına ulaşan delegenin, süresi içinde yaptığı ve herhangi bir kabule bağlı olmayan toplu karar biçimindeki irade beyanıyla oluşan olağanüstü kongre çağrısı, hukuki sonuç doğurucu olup, bu sonuç hem kendilerini hem de parti yönetimini bağlayıcı niteliktedir…Bir başka ifadeyle; belirlenen sürede oluşan istem, yenilik doğurucu olduğundan sonraki vazgeçmelerin hukuken geçerli olduğu kabul edilemez…Bu nedenle belli bir süreden sonra gerçekleşen vazgeçmelerle beşte bir oranının altına düşülmesi halinde toplu karar biçimindeki sonucun önceden doğurmuş olması ve bağlayıcı özelliği nedeniyle parti yönetiminin genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırması gerekir…” (http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2005/08/20050806-15.htmAnayasa bu kararı içtihat olarak gösterilerek söz konusu 26 imzanın her iki listeden de silindiğini açıkladı.

Bu açıklamadan sonra; 240 imza teklifi bulunan Yıldırım Demirören’in listesi 214’e, 65 imzası olan  Haluk Ulusoy’un listesi ise 39’a düştü.

Haluk Ulusoy, Ana Statüdeki “Başkan adayları, Genel Kurul toplantısında delegelerinin beşte birinin yazılı teklifini de Genel Kurul Divan Kurulu’na sunmak zorundadır” maddedeki ifadeye  göre genel kurul delege sayısının 5’te 1’i olan 60 imzanın altında kaldığı için seçime girme hakkını da yitirdi

Başkanlık yarışında oylamadan önce tek aday kalan Yıldırım Demirören, 219 delegenin sandık başına gittiği seçimde 214 oyla TFF’nin 42. başkanı unvanını aldı. 5 oy geçersiz sayıldı.

Daha sonra  TFF faaliyet raporunun okunup ibra edilmesinin ardından 2014-15 yılı harcamaları ve Denetleme  kurulu raporları kabul edildi. Genel kurulda TFF yönetimine bütçe tadili için yetki verilirken, yeni dönem bütçesi yüzde 15’lik artış ile 420 milyon 17 bin lira olarak benimsendi.

Haluk Ulusoy yapılan seçimle ilgili “Tüm çabalarına rağmen TFF delegelerinin mevzuata uygun olarak ve yeter sayıda aday göstermesine rağmen konusuyla hiç ilgisi olmayan bir anayasa mahkemesi kararı emsalmış gibi gösterilerek seçime gitmememiz, hatta bir seçimin yapılabilmesi Türk futbolunun elinden alındı. Hukuka uygun olmayan yollarla oluşan bir yönetim hakkında hukuk süreci işleyecek ve kısa sürede hak yerini bulacaktı” açıklamada bulundu.

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören ise statüde eksikler olduğunu ifade ederek, “Futbolun Anayasası, federasyonun statüsüdür. Eğer statüde değişiklik yapmak istiyorsak, ilk mali genel kurula kadar toplanıp bu değişikliği yapalım” dedi.

Bu tür eksikliklerin hep beraber düzeltilebileceğine dikkati çeken Demirören, “Seçime çıktıktan sonra böyle bir değişiklik yapmak mümkün değil” ifadesini kullandı

Sonuç olarak ; TFF’nin son yapılan Seçimlik Olağan  Genel Kurulu, TFF yasalarındaki yetersizliklerden  dolayı Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Kararlarının gölgesinde kalmıştır. 

Türk  futbolu 420 Milyonluk yeni  bütçe ve  marka değeri ile ekonomik anlamda dünyanın 6’ncı büyük ligine sahip olmakla beraber, geçmiş döneme de yaşadığı “Şike davası, Stadyum, Taraftar ve Şiddet olayları, Dünya Kupası Sırlaması,  Sportif Başarısızlık, Elektronik Bilet Uygullamaları, Seyirci Sayılarındaki Düşüş, Yabancı Futbolcu Uygulamaları” gibi bir çok Yasal, İdari, Mali ve Sportif anlamada problemleri bulunmaktadır. Ve Yıllarca yapılan yasal düzenlemelerdeki kanunun, tüzük , yönetmelik ve Ana statüdeki değişiklikliklere rağmen, Seçimlik Olağan Genel Kurulundaki,  İmza tasnifinin elle yapıldığı uygulamalar ve seçimle ilgili yasal düzenlemelerin yetersiz olduğunu hep birlikte bir kez daha görmüş olduk.

Bu gün  artık,  Türk Futbolunun dünyadaki gelişmelere ayak uydurabilmesi için,  idari,  mali ve yapısının yeniden ele alınarak  değerlendirilmesinin,  kendi yasaları ve  taban birlikteliği ile siyasetden uzak olarak,  özerk statüde  yönetilmesinin zorunluluğu vardır.  Türkiye Cumhuriyeti kadar,  Türk Futboluna da Yeni  bir Anayasa lazımdır …..

Share plz with #Ekospor


Sorgu: 69 sure: 0.729